Bundan on sene önce bir keşifti bizim için Ekincik. Büyükşehirde yeterince tüketildikten sonra Köyceğiz Ekincik yolu, yaşam bir yolculuksa bizim yolumuz burası olmalı dedirtti bize. Her tarafı orman olan yolda, son ana kadar Köyceğiz gölünün büyüleyici büyüklüğüne tanık olmak ve son beş dakika da ormanlar arasına saklanmış o güzelim koyu görmek, Fakir Baykurt’un dediği gibi “burası bizim onuncuköyümüzdür artık” dedirtti bize ve başladık yeni ve oksijenli yaşama.Ekincik çok güzel bir yerdir. Doğaya tutkun olanlar, denizi sevenler, sessizlik sakinlik arayanlar, yeni yerler keşfetmek isteyenler çok severler Ekinciği. Burada disko bar ve benzeri yerler, insanı yoran gürültüler kesinlikle yoktur. Tüm Köyde 6-7 tane otel pansiyon, sahilde 4-5 tane tesis vardır sadece. Ve köy genelinde de 2 tane bakkal. Aslında hepsi budur. Köy halkı arıcılık, zeytincilik gibi faaliyetlerle uğraşır. (Arıcılığın turizmden karlı bir sektör olduğunu buradan anlayabiliriz sanırım) Dolayısıyla ergen gençler, hareket isteyen bünyeler pek sevmezler Ekinciği.

Ekincik’te gidilebilecek yerler, yapılabilecek faaliyetler kısıtlı olduğu için tüm otel ve pansiyonlar yarım pansiyon konsept uygularlar. Tatilciler genelde, ya geç kahvaltı yapıp, akşama kadar idare ederler veya öğle yemeklerini sahilde ki tesislerden birinde yerler. Dolayısıyla burada denizden alınan keyfin önemi kadar tatilcilerin konakladığı mekanlar da büyük önemdedir. Çünkü insanlar günün ciddi saatini kaldıkları otel-pansiyonda geçirmek durumunda kalırlar.

Biz 9 yıldır Ekincik’te pansiyonculuk yapmaktayız. İşe çok basit tespitler ve ilkelerle başladık. Ekinciği bilmek, daha sonra Ekincik’te Onuncuköy Pansiyonu seçmek zaten az sayıda seçici göz demek. Bize gelecek insanlar öncelikle kendi çevremizden ve onların tavsiyeleriyle yönlenecek insanlar; onların haricinde de beş yıldızlı otel konseptlerinden bıkmış, sadelik, doğallık, samimiyet arayan insanlardır dedik. (Ki hedef kitlemizin bu insanlar olması zaten bize bu işi yaptırttı.). Ve o yönde bir iş yapmaya çalıştık. Burada da basit birkaç ilke koyduk:
-Beyaz ve ütülü çarşaflar ve temizlikle alakalı sıfır şikayet
-Az sayıda ama güzel kahvaltı, az sayıda ama leziz bir akşam yemeği.
-Beyaz peynir, tuvalet kağıdı, akşam yemeğinde su gibi çok hassas olunan konularda cimri olmamak.

Bunlar çok basit ama en önemli ilkeler oldu bizim için ve hiç taviz vermedik. Bu konularda aksamadıktan sonra geriye sadece samimiyet ve dost sohbetleri kaldı. Derken gayet güzel iş yapan bir yer olduk. Bizleri aşan bir kültüre sahip oldu pansiyonumuz. Hemen her akşam birleştirilen masalarda nice güzel hoş sohbetler dostluklar doğdu. Şimdilerde gelen misafirlerimizin neredeyse yüzde 70’i daha önce gelen misafirlerimiz veya onların yönlendirdiği misafirlerimiz oluyor. Bu tabi hem gelen misafirlerimiz için hem de bizim için çok güzel bir durum.

Burada teknik bir kaç bilgi daha vermek durumundayız.

Pansiyonumuz denize yaklaşık 6-7 dakika mesafede (yaklaşık 500 metre) denizi hafif tepeden gören 3 katlı, 9 odalı bir yapı. Kahvaltımız ve akşam yemeğimiz bahçemizde ki dut ağacının altında yenir. Sabah açık büfe kahvaltı veririz. Akşamları ise mangal vaktidir. Her akşam Mangal yanar ve gün içinde yaptığınız balık-tavuk-köfte tercihi doğrultusunda yemekleriniz mangalda pişirilir ve sıcak sıcak sizlere servis edilir. Mangalın yanında ise genelde zeytinyağlılardan oluşan 5 çeşit meze ikramımız vardır. Yani aslında bizim akşam sofralarımız biraz özenilmiş bir rakı sofrasıdır. Zaten fonda da sanat müziği çalar.

Gerisi sizin tercihiniz, herkese güzel tatiller…

 

Seo wordpress plugin by www.seowizard.org.
menü
anasayfa